Elementlerin Sınıflandırılmasının Tarihsel Gelişimi

19/12/2009 ·

Periyodik Tablonun Tarihsel Gelişimi



Joharın Döbereiner

(Yoharı Döbereynar)

 (1780-1849)
Bu konuyla ilgili ilk çalışmayı 1829 yılında Johann Döbereiner, benzer özellik gösteren elementlerden üçlü gruplar oluşturarak gerçekleştirmiştir. Ona göre; lityum, sodyum, potasyum benzer özellikler gösterdiği için bir grup oluşturuyordu.


Alexandre Beguyer de Chancourtois

(Aleksandır Beguyer dö Şankurtua)

 (1820-1886)
Benzer fiziksel özellik gösteren elementleri dikey sıralarda olacak şekilde sarmal olarak sıralamıştır. Fakat bu listede elementlerin dışında bazı iyonlara ve bileşiklere de yer vermiştir


John Newlands

(Con Nivlends)

(1837-1898)
O devirde bilinen 62 elementi artan artan ağırlıklarına göre sıralamış, ilk 8 elementten sonra benzer fiziksel ve kimyasal özelliklerin
tekrar ettiğini fark etmiştir.
"Bir numaralı elementten sonra gelen sekizinci element ilk elementin bir çeşit tekrarıdır; tıpkı müzikte bir bir oktavın sekizinci sesi gibi.." J- Nevvlands (1864)


Dimitri İvanovıc Mendeleyev
(Dimitri ivanoviç Mendelyef)
(1834-1907)

Lothar Meyer

(Lotar Meyer)
(1830-1895)


Mendeleyev ve Meyer birbirlerinden habersiz, aynı dönemde elementleri sınıflandırmış ve aynı sıralamayı bulmuşlardır Ancak Meyer elementleri benzer fiziksel özelliklerine göre sıralarken, Mendeleyev bu sıralamada atom ağırlığını göz önünde bulundurmuştur.Mendeleyev oluşturduğu çizelgede elementlerin düzenli olarak yinelenen özellikler gösterdiğini farketmiştir. Bu çizelge elementlerin birbirleriyle ilişkilerini yansıtmıştır. Örneğin; soldan sağa doğru gidildikçe element atomlarının proton sayıları; yukarıdan aşağıya doğru inildikçe element atomlarının katman sayıları artmaktadır. Bu sıralama günümüzde kullanılan elementlerin sınıflandırılmasına yakın bir sıralamadır.


Henry Moseley

 (Henri Mozeli)

Günümüzde kullanılan modern periyodik sistemin temeli protonun keşfine dayanmaktadır. Henry Moseley (Henri Mozeli) adlı bilim insanı, elementleri, element atomlarının proton sayılarına {atom numarasına) göre düzenlemiştir. Elementlerin numarası element atomlarının proton sayısına, proton sayısı da atom numarasına karşılık gelmektedir.

 

Glenn Seaborg

 (Gılen Siborg)
Moseley'in, elementleri proton sayılarının artışına göre sıralamasından sonra, son değişiklik Glenn Seaborg (Gılen Siborg) tarafından gerçekleştırilmiştir. Glenn Seaborg çizelgenin altına iki sıra daha ekleyerek periyodik sisteme son şeklini vermiştir.


Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : elementlerin,sınıflandırılmasında,tarihsel,gelişim

Periyodik Tablo Gurup Elementlerin Kolay Öğrenilme Yolu

19/12/2009 ·

 

 

PERİYODİK ÇİZELGE

metaller

 

ametaller

soygazlar

1/A GRUBU

 

2/A GRUBU

3/A GRUBU

4/A GRUBU

5/A GRUBU

6/A GRUBU

7/A GRUBU

8/A GRUBU

 HAYDARPAŞA

H=HİDROJEN 

 BEN

Be=BERİLYUM

 BAK

B=BOR

 CİVCİVİ

C=KARBON

 NE

N=AZOT

 O

O=OKSİJEN

 Feride

F=FLOUR

 HERGELE

He=HELYUM

 LİSESİNİN

Li=LİTYUM 

 MAĞAZANIN

Mg=MAGNEZYUM

 ALMAZSAN

Al=ALÜMİNYUM

 SİZE

Si=SİLİSYUM

 PARA

P=FOSFOR

 SENİN

S=KÜKÜRT

 CELALİN

Cl=KLOR

 NECMİ

Ne=NEON

 NANKÖR

Na=SODYUM 

 CAMINDAN

Ca=KALSİYUM

 GABAĞI

Ga=GALYUM

 GETİRİRKEN

Ge=GERMANYUM

 AŞIĞI

As=ARSENİK

 SEVGİ

Se=SELENYUM

 BURNUNU

Br=BROM

 ARSIZ

Ar=ARGON

 KİMYACISI

K=POTASYUM 

SARKARKEN

Sr=STRONSİYUM

 İNDİRİP

İn=İNDİYUM

 SINIFA

Sn=KALAY

 SABRİ

Sb=ANTİMON

 TEPESİNDEKİ

Te=TELLÜR

 ISIRIP

I=IYOT

 KARISINI

Kr=KRİPTON

 RABİANIN

Rb=RUBİDYUM 

 BABAMA

Ba=BARYUM

 TARTMAM

Ta=TALYUM

 PİSLEDİ

Pb=KURŞUN

 BİZİMKİSİ

Bi=BİZMUT

 POLONYALI

Po=POLONYUM

 ATTI

At=ASTATİN

 KESİP

Xe=KSENON

 CESEDİNİ

Ce=SEZYUM 

 RASTLADIM

Ra=RADYUM

 

 RENDELEDİ

Rd=RADON

 FIRLATTI

Fr=FRANSİYUM 

 

 

 1/A-2/A-3/A grubu elementleri metaldir.Sadece Hidrojen atomu 1/A grubu elementidir,fakat ametaldir.
4/A-5/A-6/A/7/A grubu elementleri ametaldir.
8/A grubu soygazdır (asalgazdır),elementlerinin son yörüngesinde 8e vardır.Sadece Helyumun yörüngesinde 2 elektron vardır,fakat soygaz özelliktedir.

 

süper


Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : periyodik,tablo,kolay,ezberleme,yolu

Periyodik Sistemdeki Değişimler

19/12/2009 ·

 

 

Periyodik tabloda soldan sağa gidildikçe:
  Atom numarası artar.    Kütle numarası artar
  Elektron sayısı artar.    Metalik özellik azalır
  Ametallik özellik artar.    Atom hacmi (çapı) azalır.
  Değerlik elektron sayısı artar.

Yukarıdan aşağı inildikçe:
  Atom numarası artar.     Metalik özellik artar.
  Elektron sayısı artar.      Ametallik özellik azalır.
  Atom çapı büyür.           Kütle numarası artar.
  Değerlik elektron sayısı değişmez

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : periyodik,sistemdeki,değişimler

Periyodik Tablo, Metal, Ametal, Yarı Metal Özellikleri

19/12/2009 ·

 

 

PERİYOTLAR   CETVELİ  
    
Elementlerin sembolleriyle gösterildiği  ve özellikleri hakkında bilgi veren cetveldir
Periyotlar cetveli ilk defa dimitri Mendelev  tarafından yapılmıştır(elementleri atom ağırlıkları=Kütlelerine göre düzenlemiştir  )

        Periyotlar cetveli yatay ve düşey sıralardan oluşmuştur

P  E  R  İ  Y  O  T  

     Periyotlar cetvelindeki  yatay sıralardır
     Elementler  atom numarası en küçük ten en büyüğe  doğru ( soldan – sağa ) sıralanırlar
     Periyot numarası enerji seviyesini = yörünge sayısını gösterir
     7 periyot bulunur

PERİYOTLAR CETVELİNDE SOLDAN SAĞA DOĞRU GİDİLDİKCE 

1-Atom numarası artar                               
2-Kütle numarası artar                               
3-Metalik özellik azalır                              
4-Ametalik özellik artar                             
5-Elektron verme özelliği azalır               
6-Elektron alma özelliği artar
7-Atom çapı küçülür
8-Asitlik özelliği artar
9-İyonlaşma enerjisi büyür
10-Elektro negatiflik büyür

LANTANİTLER  :Atom numarası  58 – 71 olan elementler   ( 6 periyotta )
AKTİNİTLER      :Atom numarası  89  - 103  olan elementler  ( 7 periyotta )

         1.  Periyotta          2    element
         2 .      “                   8         “
         3 .      “                   8        “
         4 .      “                 18       “
         5 .      “                 18      “
         6 .      “                 32       “
         7 .       “                 23       “      tamamlanmamıştır

 

 

G  R  U  P    

   Periyotlar cetvelindeki düşey  sıralardır
   Elementler gruplara ortak  kimyasal  özelliklerine  göre   sıralanmıştır
   18 tane grup vardır                        8 tane A grubu
                                                            8 tane B grubu ( 8B grubu  3 gruptan oluşur ) )

1A   Grubu       ALKALİ METALLER
2A     “              TOPRAK ALKALİ METALLER
3A     “              METALLER
7A    “               HALOJENLER
8A     “              SOYGAZLAR


1A , 2A , ,3A ,           grubunda  ……METALLER
4A , 5A , 6A , 7A      grubunda  ……AMETALLER          
         8A                    grubunda   ……SOYGAZLAR

 

PERİYOTLAR  CETVLİNDE  YUKARIDAN  AŞAGIYA DOĞRU  İNİLDİKÇE  

1-Atom numarası artar                             
2-Kütle numarası artar                              
3-Metalik özellik artar 
4-Ametalik özellik azalır   
5-Elektron verme isteği artar                  
6-Elektron alma isteği azalır
7-Atom çapı büyür
8-Bazlık özelliği artar


Her grup ve periyot boyunca elementlerin özellikleri genellikle sistematik bir biçimde değişiklik gösterirler.

Aynı grupta olan elementler sertlik , parlaklık , iletkenlik , elektron alma veya verme yatkınlıları bakımından birbirine benzerdir.

 

 

M E T A L L E R 


1-   Katıdırlar  (  Civa = Hg hariç )
 
2-   Yüzeyleri parlaktır

3-   Isı ve elektriği iyi iletirler

4-   Tel ve levha haline gelebilirler

5-   Tek atomludurlar ( atomik yapılıdırlar )

6-   Kendi aralarında bileşik yapmazlar

7-   Kendi aralarında alaşım yaparlar

8-   Elektron verme özelliğindedirler ( katyon  =  +)

9-   Ametallerle iyonik bileşik yaparlar

10-  Canlıların yapısında çok az bulunur

11-  Erime-kaynama noktaları yüksektir

12-  1A,2A,3A grubunda bulunurlar

13-  Sulu çözeltileri BAZ özelliği taşır

 

metaller ;
- periyodik tablonun sol tarafında bulunurlar.
- genellikle dayanıklı ağır , parlak  maddeler olarak tanımlanır.
- ısı ve elektriği iyi iletirler.
- dövülerek tel ve levha haline getirilebilirler.
- üzerine vurulduğunda çınlama sesi duyulur.

 

 

 

 

 


A M E T A L L E R 

1 -   katı, sıvı, gaz halindedirler
         ( İyot=I  ,  karbon=C   , fosfor = P   , kükürt = S                  katı )
         ( Brom= Br                     sıvı )
         ( Azot=N ,  Oksijen=O,   Hidrojen=H    klor=Cl                      gaz  )

2 -   Yüzeyleri mattır

3-    Isı ve elektriği iyi iletmezler

4-    Tel ve levha haline gelemezler

5-     İki ve daha fazla atomludurlar ( molekül yapılı

6-     Kendi aralarında bileşik yaparlar

7-     Kendi aralarında alaşım yapmazlar

8-     Elektron alma özelliğindedirler ( Anyon= - )

9-     Kendi aralarında Kovalent  bileşik yaparlar

10-   Canlıların yapısında bolca bulunurlar

11-   Erime-kaynama noktaları düşüktür

12-   4A,5A,6A,7A grubunda bulunurlar

13-   Sulu çözeltileri ASİT özelliği taşır

 

Ametaller ;
- periyodik tablonun sağ  tarafında bulunurlar.
- genellikle parlak olmayan ( mat ) maddeler olarak tanımlanır.
- ısı ve elektriği iyi iletmez.
- dövülerek tel ve levha haline getirilemezler kırılgan yapıdadırlar.
- ametaller ve bileşikleri değişik alanlarda kullanılırlar.

   Örnek :  Klor ve bileşikleri ;
Kuru temizlemede kirlerin çözünmesinde,
Yüzme havuzlarının bakterilerden arındırılmasında,
Tuvalet temizliğinde ,
Hidroklorik asit yapımında ,
Tarımda  yabani otların temizlenmesinde,
İçme sularının bakterilerden arındırılmasında,
Antiseptik ve dezenfektan olarak kullanılan ilaçların yapımında

Y A R I    M E T A L L E R 

Hem metallerin hem de ametallerin özelliklerini bir arada taşıyan elementlere denir.

Yarı metaller bazı fiziksel özellikleri ve görünüşleri yönünden metallere , kimyasal özellikleri bakımından daha çok ametallere benzerler.

Yarı metaller sınıfında 8 element bulunur
Bor = B                Silisyum = Si                Germanyum = Ge                   Arsenik = As
Antimon = Sb     Tellür      = Te               Polanyum      = Po                   Astanit  = At


1 – Parlak veye mat olabilirler
2 -  Elektrik ve ısıyı ametallerden daha iyi metallerden daha az iletirler.
3 -  İşlenebilirler ( tel ve levha haline getirilebilirler )
4 -  Kırılgan değildirler.

Yarı metaller
- elektronik devre elemanlarında  ,
- değişik alanlarda ( mikroskop mercekleri , projektörlerde )   kullanılır.

S O Y    G A Z L A R 

1-  Doğada gaz halinde bulunurlar

2-  Kararlı yapıdadırlar

3-  Bileşik oluşturmazlar

4-  Tek atomludurlar

5-  Erime kaynama noktaları düşüktür 

6-  Periyodik tabloda  8A grubunda yer alırlar       


Helyum = He                     Argon    =  Ar                            Ksenon  =  Xe      
Neon     = Ne                     Kripton  =  Kr                           Radon     =  Rn


Yorum (6) Yorum yaz! Etiketler : periyodik,tablo,metal,ametal,yarımaetal

Basınca Kuvvet Neden Olur

19/12/2009 ·

 

 

Bütün maddeler ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzeye bir kuvvet uygularlar. Kar üzerine duran bir insan basınç uygular. Eğer bu kişi bir ayağını kaldırıp durursa ağırlığı değişmediği halde batma oranı artar. Öyleyse basınç kuvvete ve yüzeye bağlı olarak değişir. Ağırlıkları aynı olan bir leylek ve bir ördeğin bataklıkta yürürken batma oranları değişik olur. Ördek daha az leylek daha çok batacaktır. Bunun sebebi ördeğin yere değen ayak yüzeyinin leyleğinkinden daha büyük olmasıdır. Birim yüzeye dik olarak etki eden kuvvete basınç adı verilir. Bir toplu iğneyi iki parmağımız arasına alıp bastırırsak sivri uçlu kısım parmağımıza batar. Bunun sebebi sivri ucun yüzeyinin baş kısmından küçük olmasıdır.
Basıncın cisimler üzerindeki etkisi kuvvetin etkisiyle aynıdır. Cisimlerin hareketinin ve şekillerinin değişmesine neden olur. Ayrıca ağır araçları kaldırmada kullanılan kriko ve lift gibi düzenekler basınçtan yararlanarak yapılmıştır. Örneğin havası boşaltılmış bir teneke kutu havanın dış basıncı karşısında içe doğru çökerek biçim değişikliğine uğrar.
Cisimlerin ağırlıkları artarsa yüzeye uyguladıkları basınçta artar. Basınç cisme uygulanan kuvvetle doğru orantılıdır. Yine değme yüzeyi küçüldükçe basınç artar yüzey büyüdükçe azalır. Yumuşak karda normal ayakkabı giyerek yürümeye çalışan bir yürürken zorlanır. Çünkü ayakkabının kar yüzeyine değen bölümü küçük olduğundan basınç büyük olur. Bu insan kara batarak yürümeye çalışır. Ancak geniş tabanlı bir ayakkabı giyilirse vücut ağırlığının etkisi büyük bir alana yayılacağından basınç etkisi azalır. Böylece kara batmadan yürünebilir. Yüzey küçülürse basınç artar. Yüzey büyüdükçe basınç azalır.

**Belirli bir ağırlığa sahip cismin temas yüzeyi küçüldükçe basınç artar. Cisimlerin uyguladıkları basınç,cismin yüzeyi ile ters orantılıdır.

P2 > P1 dir. Çünkü P2 de birim alana düşen kuvvet P2 den büyüktür. Cismin ağırlığı değişmemiştir. Yanlız yere deyme yüzey alanı azalmıştır.

 

**Cisimlerin ağırlıkları artarsa temas ettikleri yüzeye uyguladıkları basınçta artar. Basınç, cisme uygulanan kuvvetle doğru orantılıdır.
 

P2 > P1 dir. Çünkü P2 de birim alana düşen kuvvet P2 den büyüktür. Cismin yere deyme yüzey alanı değişmemiştir. Yanlız ağırlığı artmıştır.

 

 

Basınç P, kuvvet F ve değme yüzeyi A ile gösterilir. Buna göre basınç formülü;
 

 

 Bu formülde kuvveti bulmak için F = P . A bağıntısı kullanılır.

 

Küçük bir kuvvetin etkisiyle büyük basınç elde etmek, pek çok alanda işimizi kolaylaştırır: iğne ile dikiş dikme, bıçak ile meyve kesme, balta ile odun yarma ... gibi.


BASINÇ BİRİMLERİ
1 m2 lik yüzeye dik olarak etkiyen 1 N’luk kuvvetin oluşturduğu basınca 1 Pa denir 1 Pascal= 1 (nt/m2)
 

 SI birimler sisteminde

F = Newton,
A = m2 alınırsa
P = 1 N / 1 m2 = 1 Pa ( Pascal ) olur.


ÖNEMLİ EŞİTLİKLER
1 Pascal= 10 bari 1 Bar= 1.000.000 Bari
1 Milibar= 1000 Bar 1 Pascal=0.00005 bar 1 Bar= 1000 Milibar
1 Atmosfer=1000.000 pascal 1 Atmosfer=1.013 Bar 1 Bar= 100.000 Pascal


Havanında bir ağırlığı vardır. Hava dünya üzerinde her şeye basınç uygular. Deniz seviyesinde 1 m2’lik yüzeye 101 300 N’luk bir kuvvet uygulayan basınca 1 atm(atmosfer) denir.
1cm2lik bir yüzeye 1 dyn’lik bir kuvvetin yaptığı basınca 1 dyn/cm2 ya da 1 bari denir.
Meteorolojide bar ve milibar kullanılır. Yaklaşık 76 cm – civanın tabana yapmış olduğu basınca 1 bar denir.
1 atm = 1 bar = 1013 milibar’dır. = 105pa = 76 cm-civa

 

Sıvı Basınç Nelere Bağlıdır?


Bildiğimiz gibi sıvılar da yer çekiminin etkisi altındadır. Katlılardan farklı olarak sıvılar akışkandır. Bu yüzden sıvılar,  içine konuldukları kabın yalnız tabanına değil temas ettikleri bütün yüzeylerine kuvvet uygular.

 

 

Sıvı içerisindeki bir cisim Üzerinde, onun yukarısında kalan Sıvı sütunun ağırlığından dolayı bir basınç oluşur. Bu yüzden huniye gerilmiş balon, derinlere daldırıldıkça daha çok Sıvı ağırlığının etkisinde kalır. Esnek balona etki eden kuvvetin adım adim artması bu yüzeyde giderek artan bir  . basınç oluşturur. Balon, artan basıncın etkisiyle daha çok içe doğru çöker. ve u borusunun karşı kolundaki su seviyesinin giderek yükselmesine sebep olur.Sıvı basıncının derinlikle artması, Sıvı içerisine bırakılan bir cismin alt yüzündeki basınçın daha büyük olmasana  sebep olur. Buna bağlı olarak Sıvı içerisindeki bir cisme etki eden kaldırma kuvvetinin, cismin tabanıyla tavanı arasındaki basınç farkından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Huni, değişik sıvılarda aynı derinliğe daldırıldığı halde u borusunun bir kolundaki su seviyesi aynı miktarda yükselmez.

 Su etil alkolden yoğun olduğundan etil alkole göre daha büyük basınç oluşturur. Bu yüzden huni  üzerindeki balon daha fazla içe doğru çöker ve u borusunun bir kolundaki su seviyesi daha çok yükselir. u borusunun karşı kolundaki bu yükselmede huninin daldırıldığı kabın 1 L'lik veya 2 L'lik olması etkili değildir. Buna göre Sıvı basınçlın, Sıvının hacmine, konulduğu kabın genişliğine ve şekline bağıl olmadığı; Sıvı derinliğine ve Sıvı yoğunluğuna bağlı olduğu görülür.

 

 

Yukarıdaki şekillerde sıvı basıncı yükseklik ilişkisi net olarak görülebilir. Uygulanan sıvı basıncı , deliklerden çıkan suların uzağa gidiş mesafeleri ile doğru orantılıdır. 1. Delikten A mesafesine düşerken 3. Delikten C mesafesine düşer. Buna göre en fazla basınç en aşağıdaki 3. delikdedir. 3. delik aynı zamanda sıvı yüzeyine en uzak veya en derindeki delikdir.

 

 

Yukarıdaki basıncın sıvı akışı üzerine etkisini gözlemleyebileceğiniz bir etkinliği yaparak arkadaşlarınızı şaşırtabilir. Sistemin çalışmasını beraberce tartışabilirsiniz.

 

 

Maddenin tanecikli yapıda olduğunu biliyoruz. Bu tanecikler, gazlarda sıvılara göre daha seyrek ve hareketlidir. Enjektör içerisindeki gaz molekülleri, her doğrultuda olan hareketleri sırasında birbirine ve enjektör çeperlerine itme uygular. Başlangıçta enjektör içerisinde büyük hacme yayılmış olan hava, pistonunun ileri doğru hareketiyle çıkış deliğinin kapalı olmasından dolayı daha küçük hacme toplanır. Bu sırada enjektör içerisine ve pistona daha çok molekül çarparak daha büyük itme oluşturur. Oluşan itme enjektör içerisindeki basıncı artmış olur.
Aynı durumu enjektöre su koyduğumuzda gözleyemeyiz. Çünkü uygulanan basıncın etkisiyle sıvıların hacimlerinde gözle görülebilir düzeyde bir değişme olmaz. Bu yüzden sıvılar "sıkıştırılamaz" kabul edilir.

 

 

Sıvı Basıncı her tarafa eşit olarak iletir.

 

İçi suyla dolu balona üzerindeki herhangi bir noktadan basınç uygulandığında balondaki su. balon üzerindeki bütün deliklerden aynı hızla akar. Yandaki kavanoz resimlerinden de anlaşılacağı gibi sıvıya bir noktadan uygulanan basınç, sıvı ile temasta olan her
noktaya sadece kuvvet doğrultusunda değil bütün doğrultularda aynen iletilir. Bu gerçek Fransız bilim insanı Rlaise Pascal {Rleyz Paskal) tarafından şöyle ifade edilmiştir: "Kapalı bir kaptaki sıvıya uygulanan basınç, bu sıvının her noktasına ve kabın iç yüzeyinin her noktasına aynen iletilir."
Sıvıların basıncı iletme özelliğinden günlük hayatın birçok alanında yararlanmaktayız.

 

Bazı yerleşim birimlerindeki evlere verilen su genellikle yüksek bir yere yapılmış depolardan büyük bir basınçla aktarılır. Bu sistem bileşik kap örneğidir.

 

 

Kompresörün uyguladığı basınç kapalı kaptaki sıvının her noktasına ve sıvı ile temasta olan her yere aynen iletilir Bu yüzden yük silindirinde otomobilleri kaldıracak kadar kuvvet oluşur.

 

Bunların dışında taşıma ve sıkıştırma sistemleri, tulumbalar, hidrolik fren sistemleri, berber koltukları, vinçler ve lunaparktaki atlıkarınca gibi birçok araç Pascal Prensibi'ne göre çalışır.

 

Gazların Basıncı
 

Hava  hem yerküreye hem de kendi içindeki bütün cisimlere, moleküllerinin ağırlığı ve hareketi nedeniyle bir kuvvet uygular. Bu kuvvetin birim yüzey alanına düşen payına "açık hava basıncı" veya "atmosfer basıncı" denir.
Hava her cm2'ye yaklaşık 10 N'luk kuvvet uygular. İnsan vücudunun ortalama yüzey alanı 1,5 m2=15000 cm2 olarak kabul edilirse bir kişi üzerine, toplam 150.000 N'luk kuvvet etki eder. Yaklaşık 15 adet binek arabasının ağırlığına eşit olan bu etkinin oluşturduğu basınç vücut içi sıvı basıncı tarafından dengelenir ve bu yüzden hissedilmez.


 

1664 yılında, hava basıncının etkisini göstermek amacıyla Otto Von Guerrike (Otto Fon Gürrik) tarafından, Magdeburg Yarım Küreleri olarak anılan bir deney yapılır. Metal olan iki büyük yarım küre birleştirilip içindeki hava boşaltılır. Daha sonra, oluşan vakum küreye çok sayıda at koşularak yarım küreler birbirinden ayrılmaya çalışılır ama küreler birbirinden ayrılmaz, işte bunu sağlayan etki, kürenin dışındaki hava basıncıdır.


Yukarıdaki etkinlikte yanan mum, cam kase içindeki oksijeni azaltmıştır. Cam kavanoz içindeki dış basıncı dengeleyen gaz miktarı azaldığı için toplam  gazın hacmini azaltarak tekrar dış basınç seviyesine çıkması gerekir. Bu sebeple su kavanozun içine girer iç basınç dış basınç ile eşit hale gelir.

 

Kapalı bir kaptaki gazın basıncı, kabın içerisindeki her noktada aynıdır. Bunu şişirilen bir topun her tarafının aynı anda hareketlenmesinden veya şişirilmiş bir bisiklet tekerleğinin düzgün görünmesinden anlayabiliriz. Tekerleği şişirmek için bir bisiklet pompasının pistonu itildiğinde pompa silindiri içerisinde oluşan yüksek basınçlı hava, hortum yoluyla bisiklet tekerleğine aynen iletilir. Tekerleğin pompalama sonucunda bir süre sonra şişmesi tekerlek içerisindeki basıncın açık hava basıncından büyük olmasındandır.

 


Torricelli (Toriçelli) adlı bilim insanı açık hava basıncını araştırırken deniz seviyesinde, 0 °C'ta, yaklaşık 1 m uzunluğunda ve bir ucu kapalı olan cam boruyu tamamen cıva ile doldurur. Borunun açık ağzını parmağı ile kapatarak cıva çanağına ters daldırır ve parmağını çeker. Borudaki cıvanın bir kısmının çanağa boşaldığını ve bir süre sonra cıva seviyesinin 76 cm'de dengede kaldığını gözler. Bu çalışma sonucunda deniz seviyesinde 0 °C'taki açık hava basıncının 76 cm cıva basıncı olduğunu ifade eder. Aynı deneyin değişik kesitteki borularla veya bu boruların değişik açılarla yerleştirilerek yapılması durumunda da borudaki ova seviyesinin yine 76 cm olduğu gözlenir.
Torricelli'nin açık hava basıncını ölçmek için yaptığı bu düzenek basit ama hassas bir barometredir.
 

Cıvanın sudan 13,6 kat daha yoğun olduğunu göz önüne alırsak Toriçelli  deneyinin su ile yapılması durumunda kullanacağımız borunun  10,5 metre olması gerekirdi.

 

 

Kapalı bir kaptaki basıncı ölçmek için ise manometre adı verilen aletler kullanılır. Aşağıda otomobil lastiklerinin basıncını ölçmede kullanılan bir manometre ve bu manometrenin iç yapısı görülmektedir.

 

Deniz seviyesinden yükseklere çıkıldıkça havanın yoğunluğu azalır. Bu yüzden hava basına yavaş yavaş düşen Buna karşılık suyun yoğunluğu, havanın yoğunluğundan yaklaşık 1000 kat büyük olduğu için denizin derinliklerine inildikçe su basıncı hızlı bir şekilde artar.

 

Gazların basıncından birçok alanda yararlanırız.
• Gazlar yüksek basınca dayanıklı çelik kaplar içerisinde sıvılaştırılmış olarak depolanır. İhtiyaç duyulduğunda bu kapların vanaları açılır. Yüksek basınçtan kurtulan sıvı, gaz hâline geçer. Hastanelerde kullanılan oksijen tüpleri, evlerimizde kullandığımız LPG ve yangın söndürme tüpleri buna örnektir,
• Pipetle bir şeyler içerken açık hava basıncından yararlanırız. Pipetin içerisindeki havayı ciğerlerimize çekerken pipet içindeki basınç azalmış olur. içtiğimiz sıvıya etki eden açık hava basıncı sıvının yükselmesini sağlar.
• Elektrikli süpürgenin içindeki hava süpürge motoruyla emilir ve düşük basınçlı bir ortam oluşturulur. Toz ve kir bu düşük basınçlı bölgeye kayar. Süpürgenin torbası tozu durdururken havanın geçmesine izin verir.


Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : basınca,kuvvet,neden,olur

Pascal Prensibi Nedir?

19/12/2009 ·

 

 

Sıvılar akışkan özeliktedirler ve sıvı molekülleri arasındaki boşluk çok azdır. Bu nedenle sıvılar sıkıştırılamaz kabul edilirler.
 Katı haldeki maddelerde, maddeye uygulanan basınç kuvveti uygulanma doğrultusunda aynen iletildiği halde basınç her zaman aynen iletilmeyebilir. (Katı maddenin her iki yüzeyinin büyüklüğü aynı olmadığı zaman iletilmez).
 Sıvı haldeki maddelerde, maddeye uygulanan basınç her noktaya aynen iletildiği halde basınç kuvveti her zaman aynen iletilmeyebilir. (Sıvı haldeki maddenin bulunduğu kabın yüzeylerinin büyüklüğü aynı olmadığı zaman iletilmez).
 Kapalı bir kapta bulunan sıvının herhangi bir noktasında oluşturulan basın. Sıvı tarafından sıvının dokunduğu bütün yüzeylere dik olarak aynen iletilir. Bu prensibe Pascal prensibi denir. (Fransız bilim adamı Blaise Pascal).
 • Pascal prensibi kapalı kaplarda bulunan sıvılar için geçerlidir.
 • Pascal prensibine göre, sıvılar basıncı aynen iletirken basınç kuvvetini aynen iletemezler.
 • Pascal prensibine göre sıvılar basıncın büyüklüğünü değiştirmeden yön ve doğrultusunu değiştirirler.
 • Pascal prensibine göre basıncın etki ettiği yüzeyin yeri (konumu) ve büyüklüğü değiştirilerek istenilen yönde ve büyüklükte basınç kuvvetleri elde edilebilir.
 • Pascal prensibinden faydalanılarak; su cenderesi, sıkıştırma sistemleri (hidrolik frenler, hidrolik presler), taşıma sistemleri (hidrolik liftler, vinçler), tulumbalar, berber koltukları, basınç ölçmek için kullanılan araçlar (barometre ve manometre) yapılmıştır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : pascal,prensibi,kuralı

Bileşik Kaplar ve Özellikleri

19/12/2009 ·

 

 

Şekilleri ve kalınlıkları farklı olan iki ya da daha fazla kabın tabanlarının birleştirilmesi ile elde edilen düzeneğe bileşik kaplar denir.
 • Bileşik kaplarda tek cins sıvı varsa, her kaptaki sıvı yüksekliği eşit olur.
 • Bileşik kaplarda birbirine karışmayan farklı cins sıvılar varsa, her kaptaki sıvı yüksekliği farklı olur.
 • Bileşik kaplara konan farklı cins sıvılardan öz kütlesi büyük olanın yüksekliği az, öz kütlesi küçük olanın yüksekliği fazla olur.
 • Bileşik kaplarda ister tek cins isterse de farklı cins sıvılar bulunsun her durumda kapların tabanlarındaki sıvı basınçları birbirine eşit olur.
 • Bileşik kaplardan herhangi birine konan sıvının, diğer kaplara akışı, diğer kaplardaki sıvı yükseklikleri (yani basınçları) eşit oluncaya kadar sürer.
 • Bileşik kaplar eğik durumda iken kaplarda bulunan sıvıların yüzeyleri aynı seviyededir. (Eğik durumda iken en alttaki sıvı ile diğer kaplardaki sıvıların üst kısımlarından olan derinlik aynıdır. Yer çekimi kuvveti etki ettiği için.)
 
 
 
 
 
 • Aynı cins sıvılar olduğu için sıvı yükseklikleri aynıdır.
 • Kapların tabanlarındaki sıvı basınçları aynıdır.
 
 P1 = P2 = P3 = P4 = P5 = h . d . g
 NOT : 1- Şehirlerdeki su şebekeleri bileşik kap modeline (su cenderesi) göre çalışır. Su
 depoları yüksek yerlere kurularak bağlanan boruların tabanlarındaki basınç arttırılır. Bu basınç sayesinde borulardaki su evlere ulaşır ve basınçlı olarak musluklardan akar.
 2- Artezyen kuyularındaki suyun fışkırması, bileşik kap modeline gerçekleşir. Su kaynağından daha alçakta bulunan yerlerde, su daha basınçlı şekilde çıkar. (Artezyen suyunun çıkması şehir şebekesindeki suyun taşınmasına benzer. Burada boru yerine topraktaki yarıklar kullanılır).
 3- Bileşik kaplar eğik duruma getirilince kollardaki sıvı seviyeleri yere paralel olur yani sıvı seviyeleri aynı olur. Bunun nedeni, bileşik kap eğik duruma getirildiğinde en altta bulunan koldaki sıvı, diğer kollardaki sıvılara dokunduğu için sadece kaplardaki sıvı miktarları değişir fakat açık yüzeye olan uzaklık değişmez. Her koldaki sıvının yüksekliği, aynı olacağı için bu yükseklik en alt noktaya göre alınır. (Akışkanlıklarından dolayı gerçekleşir).

Yorum (0) Yorum yaz! Etiketler : bileşik,kapler,ve,özellikleri

U Borusu Nedir?

19/12/2009 ·

 

 

Kalınlıkları aynı olan iki borunun tabanlarının birleştirilmesi ile elde edilen bileşik kaba U borusu denir.
• U borusunda, her iki kolun tabanlarındaki sıvı basınçları eşittir.
• U borusu, (öz kütlesi bilinen bir sıvı yardımıyla) öz kütlesi bilinmeyen ve birbirine karışmayan sıvıların öz kütlelerini bulmak için kullanılır.


Yorum (0) Yorum yaz! Etiketler : u,borusu

Katıların Basıncı Nelere Bağlıdır?

19/12/2009 ·

 

 

Katı haldeki cisimler, ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzey üzerine kuvvet (etki kuvveti) uygularlar ve bu kuvvet etkisiyle o yüzeyde bir basınç oluşur. Katı haldeki cisimlerin ağırlıkları nedeniyle birim yüzeye dik olarak uyguladıkları kuvvete (birim yüzeye uyguladıkları dik kuvvete) basınç denir. Katı haldeki cisimlerin bulundukları yüzeyin tamamına uyguladıkları dik kuvvete basınç kuvveti denir.
• Katı haldeki cisimlerde basınç kuvveti daima cismin ağırlığına eşittir.
• Katı haldeki cisimlerin uyguladığı basınç, cismin ağırlığına ve cismin dokunma yüzeyine bağlıdır.
• Katı haldeki cisimlerin uyguladığı basınç, cismin ağırlığı ile doğru orantılıdır. Cismin ağırlığı arttıkça basınç artar, cismin ağırlığı azaldıkça basınç azalır.
• Katı haldeki cisimlerin uyguladığı basınç, cismin dokunma yüzeyi ile ters orantılıdır. Cismin dokunma yüzeyi büyüdükçe basınç azalır, cismin dokunma yüzeyi küçüldükçe basınç artar. Yüzey büyüdükçe, cismin ağırlığı daha fazla birim yüzeye dağılır ve birim yüzey üzerine düşen ağırlık miktarı azalır.



Yorum (0) Yorum yaz! Etiketler : katıların,basıncı,nelere,bağlıdır

Maddelerin Ayırt Edici Özellikleri

19/12/2009 ·

 

Maddeleri birbirlerinden ayırt etmek ve maddeleri tanımak için kullanılan özelliklerdir.
Ayırt edici özelliklerin hepsi katı, sıvı ve gazları ayırt etmek için kullanılamayabilir. (Katı, sıvı ve gazlar için geçerli olmayabilir). Ayırt edici özellikler madde miktarına bağlı değildir. (Sıcaklık ve basınca bağlıdır).
 


Yorum (0) Yorum yaz! Etiketler : maddelerin,ayırt,edici,özellikleri

« Önceki ::